Duyuru

YÖK Sağlık Söyleşilerinin İkincisi Dokuz Eylül Üniversitesinde Gerçekleştirildi

Son Güncelleme Tarihi : 15.03.2017 13:13:41

"YÖK SAĞLIK SÖYLEŞİLERİ"NİN İKİNCİSİ DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

 

13 Mart 2017 / İzmir

 

 

 

 

 

Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen, güncel sağlık konularının ele alındığı "YÖK Sağlık Söyleşileri"nin ikincisi İzmir'de Dokuz Eylül Üniversitesinde gerçekleştirildi.

 

 

 

 

YÖK Başkanı Saraç, söyleşi öncesinde beraberindeki YÖK üyeleri ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Kasman ile birlikte İzmir Valisi Erol Ayyıldız'ı makamında ziyaret etti.

 

 

 

 

Valilik ziyaretinin ardından YÖK Başkanı Saraç, Dokuz Eylül Üniversitesine geçerek Rektör Prof. Dr. Adnan Kasman ile bir süre görüşerek üniversitenin son durumu hakkında bilgi aldı.

 

 

 

 

Gerçekleştirilen çeşitli ziyaretlerin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlık Binası Konferans Salonu'nda düzenlenen söyleşiye geçildi.

 

Prof. Dr. Mehmet Öztürk tarafından gerçekleştirilen "Yeni Ufuklar: Kanser Araştırmalarında Türkiye" konulu söyleşiye YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, YÖK üyeleri, bölge üniversitelerinin rektörleri ile üniversitedeki çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı.

 

Programın açılışında konuşma yapan YÖK Başkanı Saraç, bugün Dokuz Eylül Üniversitesinde yeni bir toplantı serisinin ikincisini gerçekleştirmek için bir arada olduklarını belirterek konuşmasına başladı.

 

2015-2016 eğitim ve öğretim yılında "Kültür ve Sanat Söyleşileri" faaliyetleri ile birçok üniversiteyi ziyaret ettiklerini söyleyen YÖK Başkanı Saraç, Yeni Türkiye'nin Yeni YÖK'ü olarak öğrencilerle ve genç akademisyenlerle kurmak istedikleri bağları güçlendirdiklerine inandıklarının altını çizdi.

 

 

 

 

Söyleşi başlığının ana temasına eşlik eden araştırma merkezleri konusunu katılımcılarla paylaşacağını belirten YÖK Başkanı, bu paylaşımın kurulumuzun bu merkezlere ve bu tip enstitülere verdiği önemin altını çizmek amacını taşıdığını söyleyerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

"Araştırma merkezlerinin ve araştırma enstitülerinin etkin kullanımı ve de en önemlisi sürdürülebilirliklerinin sağlanması gerekmektedir. Bilmeliyiz ki sadece kurmak değil yaşatma da önemlidir. Merkezler gerek kamu kurum ve kuruluşları, gerekse özel sektör ile yakın iş birlikleri içinde olmalıdır ve de çalışma düzenlerini tüm araştırmacılara 7 gün 24 saat hizmet verebilecek şekilde düzenlemelidirler. Bu konuda bize düşen idari ve yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için azami gayret içindeyiz. Sizlerin de gayet iyi bildiği gibi milyarlarca lira harcayarak ve hevesle kurulan birçok araştırma merkezi sürdürülebilirlik çalışmalarını yürütemediği için bugün atıl durumdadır.

 

Sürdürülebilirlik konusunda önem taşıyan diğer bir nokta da merkezlerin kurumsal olarak da güçlü yapılar olarak inşa edilmeleridir.

 

Sağlıkta Ar-Ge'nin öneminin arttığını ve ülke olarak ürün geliştirmede ve teknolojide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini biliyoruz. 10. Kalkınma Planında da bütün bu konulara çok ciddi önem atfedilmiştir.

 

Araştırma merkezlerinin hedefi yenilikçi üretim ve istikrarlı büyümeye katkı sağlamaktır. Bunun için en önemli gereçler yüksek teknoloji ve tabi ki daha da önemlisi nitelikli insan gücüdür. 2006'da 54.444 olan tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısı 2013'te 100.000'e ulaşmıştır. Türkiye'nin 2018 hedefi tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının 220.000'i bulmasıdır. Yükseköğretim kurumu olarak bu kavramlar doğrultusunda geleceğin güçlü nesillerini yaratmak amacı ile 100 - 2000 YÖK doktora bursları programını başlattık. Yani, yeni ufuklar açacak 100 alanda 2000 araştırmacı yetiştireceğiz. Bu doktorantlar akademide, araştırma merkezlerinde ve özel sektör Ar-Ge kuruluşlarında çalışacaklardır."

 

 

 

 

100 - 2000 YÖK Doktora Projesini sadece bir fonlama olarak görmediklerini vurgulayan Saraç, "Gerçek anlamda tam zamanlı üniversitelerde çalışan, araştırmanın ruhuna inanan güçlü bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Netice olarak insan odaklı kalkınma anlayışını önümüze koyduk. Dokuz Eylül Üniversitesi de gerçekten bu projeye ilgi gösterdi. Bu vesile ile bu alanda memnuniyetimi de ifade etmek isterim." dedi.

 

Ülkemizin, tematik ileri araştırma enstitülerinden biri olan ve çalışmaları ile gelecek vaat eden İzmir Biyotıp ve Genom Enstitüsünde olmaktan duyduğu memnuniyetini belirten Başkan Saraç, Yükseköğretim kurulu olarak ülke ve bölge öncelikleri ile uyumlu, sektör ihtiyaçlarına odaklanmış, disiplinler arası ortak çalışmayı esas alan, alandaki araştırmacıların kullanımına açık, özellikle tematik araştırma merkezlerini, enstitülerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.

 

Yeni YÖK olarak bölgesel misyon farklılıkları ile yürüyen üniversitelerimiz olacağı gibi Araştırma Üniversiteleri kavramına da ciddiyet ile önem verdiklerini ve teşvik ettiklerini sözlerine ekleyen Saraç, "Yeni YÖK'ün önüne koyduğu, benim hemen her konuşmamda, önemine binaen bizzat bilgi verdiğim konu kalite çalışmalarıdır." diye konuştu.

 

 

 

 

Devletimizin, hükümetimizin "Güçlü Türkiye" hedefine ulaşabilmesinde kaliteli yükseköğretim ve nitelikli insan gücü için katkı sunmaya ve meydan okuyan çalışmalara devam edeceklerini vurgulayan YÖK Başkanı, "Demokrasinin beşiği olma iddiasındaki bir kıtada hak ve özgürlükler konusunda utanç verici gelişmeler yaşanmakta ve Avrupa ülkeleri bu duruma sessiz kalmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Sayın Bakanlarımızın vatandaşlarımızla buluşmaları engellenmiş, cumartesi gecesi ise Sayın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız , ekibi ve destek amacıyla toplanan ülkedeki Türk toplumuna karşı güç kullanılmış, demokratik haklar ayaklar altına alınmıştır." ifadelerini kullandı.

 

Yaşanan tüm bu dayanaksız ve nezaketsiz engellemeleri, uygulamaları ve şiddeti Türk Akademisi adına kınayan Başkan Saraç konuşmasını Avrupa ülkelerine yaptığı eleştirileriyle tamamladı.

 

YÖK Başkanı Saraç'ın söyleşide yaptığı konuşmanın metni için tıklayınız.

 

 

 

 

Başkan Saraç'ın konuşmasının ardından, Prof. Dr. Mehmet Öztürk'ün "Yeni Ufuklar: Kanser Araştırmalarında Türkiye" konulu söyleşisi gerçekleştirildi.

 

 

 

 

 

Prof. Dr. Mehmet Öztürk, söyleşinin ardından akademisyen ve öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.

 

 

 

 

Söyleşi sonrasında YÖK Başkanı Saraç, Dokuz Eylül Üniversitesinin öğrenci ve akademisyenleriyle karşılıklı sohbet ederek, katılımcılardan gelen soruları cevaplandırdı.

 

 

 

 

YÖK Sağlık Söyleşisinin ardından bölgedeki rektörlerin katılımıyla yaklaşık bir saat süren bir toplantı gerçekleştirdi.

Yayınlayan : basin.mu.edu.tr Tarih : 13.03.2017 00:00
Okunma Sayısı : 146